Hamilelerin Beslenmesinde Bulgurun Gücü

Bulgur, bir tahıl ürünü olarak tahıl ürünleri ailesi içerisinde en sağlıklı kabul edilenlerin başında gelir. Hazırlanma sürecinde, pişirildiği suyun geri çektirilmesi nedeniyle vitamin kaybı oldukça azdır.

Bulgur, temel enerji kaynağımız olan karbonhidrattan zengindir. Günlük beslenmemizde ekmek yerine tüketilmesi gereken besinler içerisinde yer alır. Yaklaşık 2 tepeleme yemek kaşığı bulgur pilavı veya 3 yemek kaşığı dolusu kısır, bir dilim ekmeğe yaklaşık kalori içerir. İçerdiği karbonhidratlar, yavaş sindirildiğinden ve kan şekerini yavaş yükselttiğinden ötürü, tokluk süresini uzatır. Ayrıca kan şekerini hızlı yükseltmemesi nedeniyle gebelik şekeri problemi yaşayan kişiler için de uygundur.

Bulgur, bitkisel protein içermektedir. Protein içeriği açısından pirinç ve makarnaya göre daha zengindir. Bu nedenle et ve et ürünlerini yeteri miktarda tüketemeyen gebeler için önemlidir.

Lif içeriği beyaz pirinç ve makarnaya oranla daha yüksektir. Lif içeriği ile kolesterolün barsaklardan atımını kolaylaştırarak, kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olur. Aynı zamanda barsak sağlığını koruyarak, kabızlığı önlemede yardımcı olur. Gebeliğin son üç ayında kabızlık daha sık rastlanan bir sağlık sorunu olduğu için gebelerin bu dönemde beslenme düzenlerinde bulgur olması önerilir.

B12 vitamini dışındaki B vitaminleri açısından zengindir. B vitaminleri; vücutta enerji üretiminde ve sinir sisteminin düzgün çalışması açısından önemlidir. Aynı zamanda B vitamini grubu vitaminlerinden folik asit içerir.

Folik asit gebeler için önemli bir vitamindir. Gebelik döneminde folik asidin eksik alınması bebeğin nöral tüp defekti hastalığı ile doğmasına neden olabilir. Nöral tüp defektinden korunmak için planlı gebelik önerilmektedir. Folik asitten zengin besinsel kaynaklar gebenin beslenme düzeninde yer almalıdır. Kurubaklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve bulgur folik asit kaynaklarıdır.

Folik asit yetersizliğine bağlı oluşan kansızlık sorunu da hem gebe hem bebek açısından riskli bir durumdur. Bu nedenle gün içerisinde tüketilen yiyecekler ile düzenli alınması gerekir.

Folik asit, hassas bir vitamin olduğundan ötürü en çok kayıp pişirme esnasında oluşur. Yiyecekleri pişirirken folik asit kaybını en az düzeye indirmek için yiyecekleri az suda pişirmek ve pişirme suyunu dökmemek gereklidir. Pişirme süresinin uzaması da folik asit kaybına neden olur.

Bulgurun; mercimek, nohut, kurufasulye gibi kurubaklagiller ile birlikte kullanılması protein örüntüsü açısında daha sağlıklı olmasını sağlar. Gebeler, mercimekli bulgur pilavı, etli nohut- bulgur pilavı gibi yiyeceklerle günlük protein ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilirler. Fakat et, tavuk, balık ve yumurta gibi kaliteli protein kaynakları da gebelerin beslenme düzenleri içerisinde yer almalıdır.

Bulgurun aşırı miktarda tüketimi sonucunda;
- Diğer besin çeşitleri yetersiz tüketileceğinden ötürü bazı vitamin ve minerallerin eksik alınmasına yol açabilir.
- İçerdiği lif sebebi ile aşırı miktarda tüketiminde hazımsızlık, gaz problemleri gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Hamileler bulguru beslenme düzenlerine nasıl ekleyebilir?
- Ekmek yerine bulgur pilavı tüketerek,
- Çorbalarına bulgur ilave ederek,
- Ispanak ve pazı gibi sebze yemeklerinde ve dolmalarda pirinç yerine bulgur tercih ederek,
- Haşlanmış bulguru salatalara ekleyerek,

Bulgurun beslenme düzenlerinde daha sık yer almasını sağlayabilirler.